Incoterms 2020, uluslararası ticarette alıcı ve satıcı arasındaki risk, maliyet ve sorumluluk paylaşımını netleştiren temel kurallar bütünüdür. EXW, FOB, CIF ve DAP gibi teslim şekillerinin doğru seçilmesi; gümrük, navlun, sigorta ve bekleme maliyetlerinin kontrol altında tutulması için kritik önem taşır.
Incoterms, Uluslararası Ticari Terimler anlamına gelen International Commercial Terms kelimelerinin kısaltılmış halidir. Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından ilk kez 1936’da yayımlanmış, en son 1 Ocak 2020 itibarıyla güncellenerek yürürlüğe girmiştir. Bu nedenle Incoterms 2020 olarak ifade edilir.
Incoterms 2020, ne bir kanun ne de zorunlu sözleşme metnidir. Dış ticarette tarafların sözleşmesine dâhil edildiğinde bağlayıcı hale gelen teslim şekilleri kurallarıdır.
Incoterms 2020, 4’ü denizyolu ve iç su yolu taşımacılığında, 7’si ise tüm taşıma modlarında geçerli toplam 11 kuraldan oluşur. Bu uluslararası ticaret kuralları, alıcı ile satıcı arasında risk, maliyet ve sorumluluk paylaşımını netleştirir.
Incoterms 2020 ile seçilen teslim şekli, hem operasyonel süreçler hem de teslimat maliyetleri üzerinde etkilidir. Bu nedenle sektördeki tüm paydaşların Incoterms 2020 teslim şekilleri ve sorumluluk dağılımı hakkında bilgi sahibi olması büyük önem taşır.
Incoterms 2020, uluslararası ticaret süreçlerinde temel olarak şu üç soruya yanıt verir:
Küresel ticarette kullanılan 11 teslim şekli olsa da bazı teslim şekilleri daha yaygın olarak kullanılır. Özellikle denizyolu taşımacılığında FOB nedir sorusu sıkça merak edilir. En çok kullanılan teslim şekilleri şunlardır:
EXW teslim şeklinde en fazla sorumluluk alıcıdadır. Satıcı, aksi kararlaştırılmadıkça malların ihracat gümrük işlemlerinden ve kamyona yüklenmesinden sorumlu değildir.
FOB, uluslararası ticarette yaygın kullanılan teslim şekillerinden biridir. Bu teslim türünde yükleme sorumluluğu, malların gemiye yüklenme anına kadar satıcıdadır. Navlun ve nakliye sigortası masraflarını ise alıcı karşılar.
FOB, gemiye doğrudan yüklemeye dayanan bir teslim şekli olduğu için konteyner taşımacılığı için önerilmez. Konteyner yüklerde mallar çoğunlukla gemiye yüklenmeden önce terminale teslim edilir. Dolayısıyla risk devri bakımından uyumsuzluk oluşabilir.
CIF teslim şeklinde risk, mal gemiye yüklendiği anda alıcıya geçer. Varış limanına kadar taşıma ve nakliye sigortası maliyetlerini satıcı üstlenir.
CIF teslimde minimum sigorta standardı ICC Clause C olsa da alıcı, daha geniş kapsamlı sigorta yaptırma hakkına sahiptir.
DAP teslim şeklinde varış noktasına kadar risk satıcıdadır. Gümrük vergilerini ödeme sorumluluğu ise alıcıya aittir.
CIF ve DAP, operasyonel süreç ve mali sorumluluk açısından benzer görünmesi nedeniyle sıkça karıştırılır. Oysa hem finansal hem operasyonel açıdan CIF ve DAP farkı nettir.
CIF’te teslim limanda gerçekleşirken, DAP’ta teslim nihai adreste gerçekleşir. DAP’ta risk teslim noktasına kadar satıcıdayken, CIF’te risk devri daha erken gerçekleşir.
CIF teslimde navlun ve asgari sigorta maliyetlerini satıcı üstlenir; hasarların mali sonuçları ise alıcıya aittir. DAP teslimde ise ithalat vergileri ve gümrük masrafları hariç tüm masraflar satıcı sorumluluğundadır.
ICC kuralları kapsamındaki Incoterms 2020’de teslim şekillerinin risk devri ve maliyet sorumluluğu farklılıkları teorik olarak aşağıdaki gibidir:
| Teslim Şekli | Taşıma Türü | Risk Devri | Maliyet Sorumluluğu |
|---|---|---|---|
| EXW | Tüm taşımacılık modları | Satıcının tesisinde | Alıcı tüm masrafları üstlenir. |
| FOB | Denizyolu taşımacılığı | Gemiye yükleme anında | Alıcı navlun ve sonraki masrafları üstlenir. |
| CIF | Denizyolu taşımacılığı | Gemiye yükleme anında | Satıcı navlun ve sigorta masraflarını üstlenir. |
| DAP | Tüm taşımacılık modları | Varış noktasında | Satıcı, ithalat vergileri hariç taşıma masraflarını varış noktasına kadar üstlenir. |
Uluslararası ticaret süreçlerinin sağlıklı yürümesi için maliyet paylaşımından risk devri noktasına kadar tüm detayları göz önünde bulundurmak gerekir. Teslim şeklinin yanlış seçilmesi durumunda ardiye, detention ve demoraj gibi beklenmedik masraflar ortaya çıkabilir. Dolayısıyla Incoterms tercihi stratejik bir yönetim kararıdır.
Sektörel deneyimimize göre altını çizmeliyiz ki alıcı ve satıcıların riskin hangi noktada kendilerine geçtiğini bilmesi dış ticarette kritik bir eşiktir. Bu nedenle operasyonel süreçleri başlatmadan önce alıcı ve satıcı risk sorumlulukları hakkında tarafların anlaşması gerekir.
Yanlış teslim şekli seçimi tüm dengeleri değiştirebilir. Zaman kaybı ve ek maliyetin yanı sıra şirket itibarı da zedelenebilir. Sorumluluklar teslim şekline göre değişse de genel olarak şöyle sıralanabilir:
| Satıcının Sorumlulukları | Alıcının Sorumlulukları |
|---|---|
| Ürünün sözleşmeye uygun hazırlanması | İthalat işlemlerinin yapılması |
| İhracat gümrük işlemlerinin yapılması | Gümrük vergilerinin ve KDV bedelinin ödenmesi |
| Teslim şekline göre taşıma ve yükleme süreçlerinin organize edilmesi | Varış noktasından sonra yüklerin kendi deposuna yerleştirilmesi |
İthalatçı açısından en yüksek sorumluluk gerektiren teslim şekli EXW teslim şeklidir. Çünkü bu sistemde malların yüklemeye hazır hale getirilmesinden sonraki tüm risk ve sorumluluk alıcıya aittir.
Incoterms 2020’ye göre ihracatçı açısından en yüksek sorumluluk gerektiren teslim şekli ise DDP teslim şeklidir. Bu teslim şeklinde satıcı, hem malların gireceği ülkedeki gümrükleme işlemlerini yapmakla hem de vergileri ve diğer masrafları ödemekle yükümlüdür.
Uluslararası ticarette yapılan en kritik hatalardan biri teslim şeklini yanlış seçmektir. Teslim şeklinin yanlış seçilmesi nedeniyle şu ekstra maliyetler oluşabilir:
Süreçte yaşanan aksaklıklar maliyeti olumsuz etkilediği gibi müşteri memnuniyetini de olumsuz etkiler. Teslim şeklini doğru seçmek ve süreci doğru planlamak için şu sorulara yanıt bulmak gerekir:
Teslim şeklinin yanlış olması operasyonel süreçlerde olumsuzluklara neden olur. Örneğin, EXW teslim şekli ile yapılacak Türkiye-Almanya gönderisinde, alıcının Türkiye’de ihracat beyannamesi açamaması sürenin uzamasına yol açabilir.
Bu nedenle risk-maliyet dengesini sağlamak ve operasyonel aksaklıkları azaltmak için teslim şekli doğru seçilmelidir. Yani teslim şekilleri yalnızca ticari bir tercih değil, aynı zamanda güçlü bir risk yönetim aracıdır.